
Dizi Detayı
Muaviye, Hasan ve Hüseyin
Rasulullah’ın (sav) iki torunu Hasan ve Hüseyin’in hayatlarında meydana gelen önemli olaylar üzerinde kurgulanmıştır. Onların sahabe ile ilişkileri, Osman bin Affan’ın şehit edilmesinin ardından ashab ile aralarında meydana gelen fitneler, Abdullah bin Sebe’nin şahsında Yahudilerin kurdukları tuzakların ortaya çıkarılması gibi meseleler ele alınmıştır.
groupsOyuncular & Kadro
Sezon 1 — 30 Bölüm

B1: 1. Bölüm
İsyancılardan Hukeym b. Cebele, Osman b. Affan’ı hilafetten indirebilmek için Basra, Kufe ve Mısır valilerine, Osman b. Affan adına yalan mektuplar gönderir; Muhammed bin Ebu Bekir ve Mısır halkını kışkırtmaya ve içlerinde şüphe oluşmasını sağlamaya çalışır.

B2: 2.Bölüm
İsyancılar Hz. Osman’ı halifelikten indirmek için Medine yakınlarında karargah kurarlar. Hz. Osman sahabelere isyancılara karşı asla savaşmamalarını emreder. Hz. Osman adına gönderilen mektupların sahte olduğu ortaya çıkmasına rağmen bu isyancıları vazgeçirmez.

B3: 3.Bölüm
İsyancılar Hz. Osman’ın evini kuşatarak ona su ve gıda ulaşmasını engellemeye çalışırlar. Hz. Osman tüm bunlara rağmen fitne çıkmaması için sahabeye onlarla savaşmamalarını emreder. Hz. Aişe kardeşi Muhammed bin Ebubekir’in isyancıların arasında olmasına çok üzülür ve onu uzaklaştırmak için beraber Hacca gitmeyi teklif eder.

B4: 4.Bölüm
Şam valisi Muaviye b. Ebu Süfyan ve Basra/Kûfe valisi Ebu Musa el Eşari, isyancılara karşı Hz. Osman’ı korumak üzere askerlerini Medine’ye gönderirler. Fakat onlar ulaşamadan isyancılar Medine’de Hz. Osman’ın evini basıp onu şehid ederler.

B5: 5.Bölüm
Hz. Osman’ın şehadetinden sonra sahabeler müminlerin emiri olarak Hz. Ali’ye biat ederler. İsyancıların Medine’de rahatça gezmesi ve kısas uygulanmaması sahabeyi rahatsız eder. Hz. Osman’ın akrabaları Mekke’ye gider. Şam valisi Muaviye’ye Osman’ın şehadeti ulaşınca çok üzülür ve kısas uygulanmadan kimseye biat etmeyeceğini söyler.

B6: 6.Bölüm
Hz. Ali’nin Şam’a vali olarak atadığı Sehl bin Huneyf geri dönmek zorunda kalır. Hz. Ali Muaviye’ye üç kere elçi gönderir fakat hiçbirinden cevap alamaz. Medine’deki sahabelerden Talha bin Ubeydullah ve Zubeyr bin Avvam daha fazla Osman’ın katillerinin arasında kalmak istemez…

B7: 7. Bölüm
Mekke’ye giden Hz. Osman’ın akrabaları, Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvam müminlerin annesi Hz. Aişe ile birlikte Hz. Osman’ın katillerinden kısas almak için Basra’ya doğru hareket ederler. Abdullah bin Ömer müminler arasında çıkan fitnelere dahil olmamak için ablası Hafsa bint Ömer’i bu yolculuğa çıkarmak istemez. Müminlerin emiri Hz. Ali’ye bu haber ulaşınca yönünü Şam’dan Basra’ya doğru değiştirir.

B8: 8. Bölüm
Basra’ya giden müminlerin annesi Aişe, Zübeyr bin Avvam ve Talha bin Ubeydullah Basra kabilelerinin ileri gelenlerinden Hz. Osman’ın kısasını almak üzere destek isterler. Basra’da bulunan Osman’ın katilleri Hurkus ibn Zuheyr ve Hukeym bin Cebele onlara karşı savaşmak için Basra emirine giderler…

B9: 9. Bölüm
Müminlerin emiri Hz. Ali’yi Kufe’ye oğlu Hasan’ı ve Ammar bin Yasir’i gönderir. Kufe valisi Ebu Musa el Eşari, müslümanların arasındaki fitneye karışmamaya karar verir. Hz. Ali, Karza bin Kab el Ensari’yi Kufe emiri olarak atar. Basra’ya arabulucu olarak giden Ka’ka bin Amr, Zübeyr bin Avvam ve Talha bin Ubeydullah’la anlaşır ve müminlerin emirinin Basra’ya geleceğini bildirir.

B10: 10. Bölüm
Müminlerin emiri Hz. Ali, Zübeyr bin Avvam ve Talha bin Ubeydullah’la görüşmelerinden sonra barış içinde Basra karargahlarına ulaşır. Fakat aralarında anlaşma olmasını istemeyen fitneciler iki tarafı bilmedikleri bir savaşın içine sürüklerler. Bu bölümde Cemel vakası gerçekleşir.

B11: 11. Bölüm
Müslümanlar Cemel vakasının üzüntüsü içerisindedirler. Müminlerin annesi Hz. Aişe kardeşi Abdurrahmanla birlikte Medine’ye doğru hareket eder. Müminlerin emiri Hz. Ali ordusuyla birlikte Kufe’ye gider. Basra’ya vali olarak Abdullah ibn Abbas’ı tayin eder. Mısır’a ise Muhammed bin Ebubekir’i vali olarak atar.

B12: 12. Bölüm
Müminlerin emiri Hz. Ali, Şam valisi Muaviye bin Ebu Süfyan’a sahabelerden Cerir bin Abdullah’ı ikna etmesi için gönderir. Fakat Cerir bin Abdullah’ın tüm çabalarına rağmen Muaviye ve Şam halkı Hz. Ali’ye Osman’ın katillerinden kısas almadıkça biat etmeyeceklerini söylerler. Bunun üzerine ordular hazırlanır ve iki tarafta Sıffin bölgesinde karşılaşır.

B13: 13. Bölüm
Sıffin savaşı Hz. Ali ve beraberindekilerin üstünlükleri ile sona erer. Savaşta çok değerli sahabi Ammar bin Yasir öldürülür. Barış anlaşması için iki tarafta hakem tayin ederler. (Tarihte hakem olayı olarak adlandırılır). Amr bin As ve Ebu Musa el Eşari hakem olarak tayin edilir. Hz. Ali’nin ordusunda bulunan fitneciler barış anlaşmasından rahatsızlık duyarak ordudan ayrılarak Harura bölgesine giderler.

B14: 14. Bölüm

B15: 15. Bölüm
Hariciler Hz. Ali’yi hakem olayından dolayı küfürle itham edip halifeliğinin batıl olduğunu söylerler. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer hakkında da kötü ithamlarda bulunurlar. Hz. Ali’nin onlara defalarca elçi göndermesi bir sonuç vermez. Hz. Ali bunun üzerine Müslümanlara dokunmadıkları sürece onlara birşey yapılmamasını emreder. Fakat hariciler Hz. Ali’yi halife olarak gören Müslümanları katletmekten geri durmazlar.

B16: 16. Bölüm
Hz. Ali’nin ordusu, Haricileri Nehravan’da (bugün Irak Diyala ili) büyük bir yenilgiye uğrattı. Başkanları İbn Vehab olmak üzere çoğu öldürüldü. Fakat savaştan sağ kurtulan İbn Mülcim Hz. Ali’ye suikast planını gerçekleştirdi ve onu bir sabah namazında zehirli hançerle ağır yaraladı.

B17: 17. Bölüm
Hz. Ali harici İbn Mülcim tarafından hançerlenerek şehid edilir. Kufe halkı müminlerin emiri olarak Hz. Hasan’a biat ederler. Fakat Şam halkı müminlerin emiri olarak Muaviye bin Ebu Süfyan’ın daha layık olduğunu düşünerek ona biat ederler.

B18: 18. Bölüm
Şam valisi Muavie bin Ebu Süfyan’ın Hz. Hasan’a biat etmemesi üzerine iki tarafta savaşmak için karşı karşıya gelir. Muaviye ve beraberindekiler Hz. Hasan’a savaşı durdurması bir elçi göndererek, hilafetten geri çekilmesini teklif ederler. Müslüman kanı dökülmemesi için Hz. Hasan bu teklifi kabul eder.

B19: 19. Bölüm
Hz. Hasan daha fazla Müslüman kanı dökülmesin diye hilafeti Muaviye bin Ebu Süfyan’a bırakır. Ve ordusuyla birlikte Kufe’ye geri döner. Hariciler Muaviye’ye hilafeti bıraktığı için Hz. Hasan’a düşman olurlar. İçlerinden biri onu öldürmeye teşebbüs eder…

B20: 20. Bölüm
Hz. Hasan hilafeti bıraktıktan sonra ailesi ile birlikte Medine’de yaşamaya karar verir. Medine’deki sahabeler onun gelişiyle sevinirler.

B21: 21. Bölüm
Hz. Hasan hilafeti bıraktıktan sonra ailesi ile birlikte Medine’de yaşamaya karar verir. Medine’deki sahabeler onun gelişiyle sevinirler.

B22: 22. Bölüm
Hz. Hasan zehirlendikten 40 gün sonra şehid olur. Hz. Hasan’ın vefatı Medine ehli tarafından büyük bir üzüntüyle karşılanır. Kufe’deki bazı kimseler Hasan’ın vefatından sonra Hz. Hüseyin’e Muaviye ile anlaşmanın sona erdiğini kendisine biat etmeye hazır olduklarına dair bir mektup gönderir…

B23: 23. Bölüm
Muaviye bin Ebu Süfyan, kendisinden sonra oğlu Yezid’in müminlerin emiri olmasını teklif eder. Şam, Basra, Kufe ve Mısır, Yezid’i emir olarak kabul ederler. Fakat Medine’deki sahabelerden başta Hüseyin bin Ali, Abdurrahman bin Ebubekir, Abdullah bin Ömer ve Abdullah ibn Zübeyr bu teklifi şiddetle reddederler. Muaviye’nin bu tutumunun Peygamber (s.a.v) sünnetine ters olduğunu ve hilafetin babadan oğla geçen bir saltanata dönüşmesini istemediklerini belirtirler. Muaviye, Medine’ye onları ikna etmeye gider…

B24: 24. Bölüm
Muaviye bin Ebu Süfyan vefat edince (Hicri 60. sene) oğlu Yezid müminlerin emiri olarak biat almaya başlar. Medine’deki sahabelerden biat alması için Medine valisine elçi gönderir. Fakat Abdullah ibn Ömer, Abdullah ibn Zübeyr ve Hüseyin bin Ali daha önce de söyledikleri gibi biat etmezler.

B25: 25. Bölüm
Hz. Hüseyin Kufe’den gelen mektuplar üzerine yazılanların doğruluğunu ve halkın sadakatini öğrenmesi için amcaoğlu Müslim bin Akil’i gönderir. Müslim bin Akil Kufe’nin önde gelenlerinden Hani ibn Urve’nin evinde misafir olur ve Hz. Hüseyin adına biat almaya başlar. 18.000 kişinin biat etmesi üzerine Kufe’ye gelmesi için Hz. Hüseyin’e bir elçi gönderir. Medine’deki sahabeler Hz. Hüseyin’in Kufe’ye gitmesini istemezler.

B26: 26. Bölüm
Kufe valiliğine atanan Ubeydullah ibn Ziyad, Hz. Hüseyin’in elçisi Müslim bin Akil’in yerini öğrenmesi için aralarına casus sokar. Casus elçiyi koruyanın kim olduğunu Ubeydullah ibn Ziyad’a aktarır. Hz. Hüseyin’in yanına giden Abdullah ibn Ömer onu Kufe’ye gitmemesi için ikna etmeye çalışır.

B27: 27. Bölüm
Müslim bin Akil ve onu destekleyenler Hani bin Urve’nin öldürüldüğünü düşünerek, Ubeydullah bin Ziyad’ın sarayına gider. Fakat Ubeydullah bin Ziyad onları ikna ederek geri dönmelerini sağlar. Askerlerine, şehirdeki tüm evleri gezmelerini ve Müslim bin Akil’i bulmalarını emreder. Kufe’ye doğruyola çıkan Hüseyin (r.a)’ı yakalayıp huzuruna getirmesi için de bir asker görevlendirir.

B28: 28. Bölüm
Yezid, Ubeydullah b. Ziyad’a yaptığı fiilleri desteklediğine dair bir mektup gönderir. Hüseyin (r.a),Müslim b. Akil ve Hani b. Urve’nin başına gelenleri duyunca , beraberindekileri kendisiyle devam etmek ya da Mekke’ye geri dönmek konusunda serbest bırakır. Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin (r.a)’ın gönderdiği Kays b. Mushir es-Saydavi ve beraberindeki Abdullah b. Baktar’ı da öldürtür. Ubeydullah, Hüseyin (r.a)’ı alıp huzuruna getirmesi için bir grup asker gönderir. Hüseyin (r.a) bunu kabul etmez ve beraberindekilerle birlikte Mekke’ye geri dönmek ister. Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin (r.a) ve beraberindekilerin üzerine ordu ile gitmesi için İbnu Sa’d’a (Sa’d b. Ebu Vakkas’ın oğlu) teklifte bulunur.

B29: 29. Bölüm
Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin (r.a)’ın Yezid’e biat etmesini ister. Hüseyin (r.a) da üç şeyden birinin kabul edilmesini talep eder; ya geldiği yere geri dönmesine müsaade edilmesi, ya Yezid’in yanına gidip bu meseleyi yüzyüze konuşmasına müsaade edilmesi ya da İslam ülkelerinden herhangi birine gitmesine izin verilmesi. Ubeydullah b. Ziyad başta bu teklifleri olumlu bulsa da Şemir b. Zilcevşen’den etkilenerek reddeder ve Şemir’i de orduya gönderir.

B30: 30. Bölüm
Şemir b. Zilcevşen Hüseyin (r.a) ve beraberindekileri suya yaklaştırmaz. Rasulullah (s.a.v)’in torununu yapılan bu zulümlere daha fazla katlanamayan komutan Hür et-Temimi Hüseyin (r.a)’ın yanına giderek ondan af diler ve O’nun safına geçmek ister. Hüseyin (r.a) onlara saldırmak isteyenler, içinde kadınların ve çocukların bulunduğu çadırlara arkadan saldıramasın diye hendekler kazdırır ve içini odunla doldurtup ateş yaktırır.






